kurumsal tanıtım filmi

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Önemi

osgb ve iş sağlığı güvenliği adına isg uzmanı, danışmanlık ve mühendislik hizmeti ile iş yeri hekimliği hizmetleri sunmaktadır

İş kazalarının gerçekleşme nedenlerini incelediğimiz zaman kazaya sebep olan en önemli faktörlerden biri olarak eğitim eksikliği göze çarpmaktadır. Devamı için tıklayın

İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Önemi

İş kazalarının gerçekleşme nedenlerini incelediğimiz zaman kazaya sebep olan en önemli faktörlerden biri olarak eğitim eksikliği göze çarpmaktadır. Özellikle ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği bakımından risk düzeyi yüksek olan sektörlerde eğitim seviyesi görece daha düşük olan işçilerin çalışması, bu eğitimlerin mevzuatta öngörüldüğü ölçüde yerine getirilememesine sebep olmaktadır.

Teknik personelin iş kazalarının nedenleri ve önlenmesine yönelik görüşlerinin belirlenmesi üzerine yapılan bir araştırmada; çalışanların eğitim yetersizliği kazalara neden olan faktörler arasında en yüksek öneme sahip faktör olarak belirlenmektedir. Türkiye’de kol gücü ile çalışanların eğitim düzeyinin düşük olduğu vurgulanarak, kol gücü ile çalışanlardan önemli bir bölümünün bir meslek eğitimi almadığı ve bu durumun kamu kurumları çalışanları için de geçerli olduğu belirtilerek eğitimin önemine vurgu yapılmaktadır. İlgili makalede ABD’de yapılan araştırmaların sonucuna değinilerek, eğitim çalışmalarının yapılması ve uygun ortamların yaratılması durumunda, kazaların %97’sinin önlenebileceği belirtilmektedir.[1]

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişleriyle yapılan bir araştırmaya göre; müfettişlerin denetimlerde tespit ettikleri en büyük eksiklik ve kusur, işyerlerinin %82,9 gibi büyük bir kısmında; işverenin ve işçilerin eğitimsizliğidir. Aynı araştırmada iş müfettişlerinin yarıdan fazlası, iş güvenliği ile ilgili kazaları ve meslek hastalıklarının asgariye indirilmesi için alınacak en önemli tedbirin, işyerlerinde periyodik olarak iş sağlığı ve güvenliği eğitim programının uygulanması olduğunu belirtmişlerdir.[2]

Bu gibi araştırmaların ışığında 6331 sayılı “İş Sağlığ ve Güvenliği Kanunu”  30 Haziran 2012 tarihinde kapsamlı bir biçimde ortaya çıkmakta ve on yedinci maddesinde işverenin çalışanlarına karşı eğitim aldırmak ile ilgili sorumlulukları ayrıntılı bir biçimde belirtilmektedir.

15 Mayıs 2013 tarihinde ise “Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” ile eğitimlerin asgari süreleri ve asgari aralıkları da belirlenmiştir;

• Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde yılda en az bir defa.      • Az tehlikeli işyerleri için en az sekiz saat,

 • Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iki yılda en az bir defa.        • Tehlikeli işyerleri için en az on iki saat,

• Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde üç yılda en az bir defa.    • Çok tehlikeli işyerleri için en az on altı saat

İşverenin çalışanlarına bu süreler dahilinde eğitimlerini sağlamakla yükümlü olduğu yönetmeliğin altıncı ve on birinci maddelerinde belirtilmektedir.

Sonuç olarak bu eğitim düzeninin sisteme düzgün bir biçimde entegre edilmesi gerekmektedir. Devlet bu konuda denetimlerini arttırarak, işveren kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirerek, çalışan ise eğitimlere özveriyle katılarak sistemin en iyi biçimde çalışmasına katkı sağlamalıdır. İş güvenliği uzmanı ise eğitimlere gerekli ilgiyi sağlayabilmek için sıradanlıktan uzak çalışanların ilgisini çekebilecek sunumlar hazırlamalı ve anlatım tekniğini geliştirmelidir. Her kısım kendine düşen görevi yerine getirdikten sonra eğitim eksikliğinden kaynaklı iş kazalarının azalmaması için hiçbir sebep yoktur.

ÖMER FARUK KARADABAN

 

[1] Aybek, Güvercin ve Hurşitoğlu, 2003, s. 97

[2] İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin İş Kazaları ve Meslek Hastalıklarının Önlenmesindeki Rolü, Ufuk Aydın, 2013